Behçet Hastalığı

Behçet Hastalığı

Behçet Hastalığı

Behçet Hastalığı

Behçet Hastalığı

Behçet Hastalığı Nedir?

Behçet hastalığı hem tüm organ ve sistemlerde etkileri olabilecek sistemik bir hastalıktır. Hastalığı düşündüren asıl ve olmazsa olmaz bulgu ağız içi yaralarıdır (Oral Aft). Ağız içinde görülen bu beyaz, mukoza yüzeyinden çökük, milimetrik, yuvarlak yaraların benzerleri zaman zaman cinsel (genital) bölgede de görülebilir.Bunun haricinde cilt, göz ve eklemleri de etkileyebilir. En ciddi etkilerini daha seyrek olmakla beraber damarlar, sinir sistemi ve sindirim sisteminde gösterebilir.


Behçet Hastalığı Kimlerde Görülür?

Genellikle 20-40 yaşlarında başlar. Çocukluk çağında ve 50 yaş üstünde görülmesi oldukça seyrektir. Erkek ve kadınlarda eşit sıklıkta görülür fakat erkeklerde daha ciddi seyreder.


Hastalık ülkemizin de içinde yer aldığı Akdeniz ülkelerinde ve Japonya'da daha sık görülürken Kuzey Avrupa'da ve Amerika Birleşik Devletleri'nde oldukça seyrektir.

Behçet HastaIığı Ne Tür Yakınmalara Yol Açar?

Ağız Yaraları ( Oral Aftlar): Ağız yaralarına hemen hemen her hastada rastlanır ve bu yaralar genellikle hastalığın ilk belirtisi olarak ortaya çıkarlar. Yaralar genellikle bir mercimek büyüklüğündedirler. Ağrılı olabilir ve yeme-içmeyi güçleştirebilirler. Genellikle ayda bir veya birkaç kez tekrar eder ve birkaç gün ile bir hafta içinde iyileşirler. Sayıları bir veya daha fazladır.


Cinsel Bölge Yaraları (Genital ülserler): Cinsel bölgedeki yaralar sivilce halinde başlar, daha sonra zımbayla delinmiş gibi yara şekline dönüşür. Bu yaralar büyükse, genellikle yerlerinde iz bırakarak iyileşirler. Tıpkı ağız yaraları gibi ağrılı olurlar. Kadınlarda Cinsel bölge iç kısmında ağrısız yaralar da ortaya çıkabilir. Cinsel bölgedeki yaralar, ağızdaki aftlara kıyasla daha nadir görülür ve daha uzun sürede iyileşirler.


Deriye Ait Belirtiler: Deri belirtileri iki ana gruba ayrılır

  1. Yumrulu Belirtiler (Eritema Nodozum): Bacakların ön yüzünde ortaya çıkan, yuvarlak veya oval, fındık ile ceviz arasında değişen büyüklükte, parlak kırmızı, hassas, ağrılı şişliklerdir. Genelde 1-2 hafta içinde, yara haline dönmeden, bazen yerlerinde hafif koyu bir leke bırakarak iyileşirler.
  2. Sivilce Benzeri Belirtiler: İltihaplı sivilceler şeklinde görülürler. Vücudun her yerinde olabilir. Görünüm açısından diğer nedenlerle oluşan sivilcelerden hiçbir farkları yoktur ancak çok daha büyük boyutlara ulaşabilirler

Göz Belirtileri: Behçet hastalığında, gözün hem ön hem de arka tarafında görmeyi sağlayan tabakanın iltihaplanmasıyla gelişen ve ”Üveit” adı verilen durum görülebilir. Göz bulguları hastaların yaklaşık olarak yarısında ortaya çıkar. Bulanık görme, görmede azalma, ani görme kaybı, gözde ağrı, kanlanma ve ışıktan rahatsızlık duyma gibi yakınmalara neden olabilir. Göz etkileri kadınlarda ve yaşlılarda daha seyrek ve daha hafif seyreder. Gençlerde ve erkeklerde daha sık ataklar olabilir ve daha ağır seyredebilir. Zaman zaman gözdeki iltihabi sürecin tekrar etmesiyle gözde kalıcı hasar ve yapışıklıklar olabilir. Buna bağlı göz tansiyonunda artış ve katarakt gibi olaylar da eklenebilir, görme keskinliği azalabilir. Gözdeki iltihap, erken dönemde ve yeterli şekilde tedavi edilirse görme kaybı kontrol altına alınabilir. Bu nedenle göz problemi ortaya çıktığında hemen doktora başvurulmalıdır. Gözdeki alevlenmeler kontrol altına alınamazsa ve erken dönemde yeteri kadar iyi tedavi edilmezse kalıcı görme kayıpları, hatta körlük gelişebilir.


Eklem Belirtileri: Hastaların yaklaşık yarısında eklemler de hastalıktan etkilenir. Genellikle eklemde ağrı ile beraber şişlik ve hareket güçlüğü olur. Bazı hastalarda ise tek başına eklem ağrıları ortaya çıkar. Genelde diz, ayak bileği, el bileği ve dirsek gibi eklemler hastalanır. Bel, sırt, kalça ve omuz problemleri çok seyrektir. Eklem sorunları genellikle 1-2 hafta içinde kendiliğinden ve şekil bozukluğu yaratmadan iyileşir.


Damar Belirtileri: Toplardamarların iltihaplanması hastaların %25'inde görülür. En sık bacaklardaki toplardamarlarda iltihap ve bazen de bu duruma bağlı damar içinde pıhtı oluşumuyla ortaya çıkan ani bacak şişlikleri ile ortaya çıkar (tromboflebit). Ciddi ağrı ve yürüme güçlüğüne yol açar. Yüzeysel damarlar tutulduğunda, deride kordon veya sicim gibi elle hissedilebilir. Damar iltihabı çoğunlukla erkeklerde görülür, kadınlarda seyrektir. Özellikle bacaklardaki tromboflebit uzun sürdüğü zaman zor iyileşen yaralara neden olabilir. Atardamarların iltihaplanması, toplardamarlara göre daha seyrektir. En önemlisi, öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı, göğüs ağrısı ve ateş ile kendini gösteren akciğer damarlarının iltihaplanmasıdır.


Sinir Sistemi Belirtileri: Merkezi sinir sistemi tutulması oldukça seyrektir. Yeni gelişen şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, kol veya bacaklarda uyuşukluk, kuvvetsizlik, dengesizlik, yutma ve konuşma bozuklukları gibi yakınmalara neden olabilir. Erken dönemde uygun ve yeterli tedavi uygulanmazsa bu şikayetler kalıcı hale dönüşebilir. Psikiyatrik sorunlara da rastlanabilir.


Mide-Bağırsak Belirtileri: Karın ağrısı, bazen kanlı da olabilen ishal, iştahsızlık ve bulantı ile kendini gösterir. Ağızdaki yaralar gibi bağırsaklarda da yaralar olabilir Türk hastalarında bu tür yakınmalar oldukça seyrek görülür, Japonlarda ise sıktır.


Diğer Belirtiler: Kalp ve böbrek gibi diğer organların etkilenmesi çok nadirdir.

Behçet Hastalığının Tanısı Nasıl Konur?

Behçet hastalığının tanısı yukarıda sayılan yakınmalardan en az 3 tanesinin bir arada olmasına dayanır. Kan tahlilleriyle tanı konulmaz. Ağız içi yaraların (Oral Aft) olması Behçet Hastalığı tanısı konması için ilk koşuldur. Ancak oral afta neden olabilecek pek çok farklı neden ve hastalık olduğu bilinmelidir. Yani oral aft olması mutlak Behçet Hastalığı olduğu anlamına gelmez. 


Paterji Testi, Behçet hastalığında görülen ilginç bir tepkidir. Önkol derisine iğne batırıldıktan 48 saat sonra deride bir kabarıklık belirir ve sonrasında iltihaplı (vücudun kendi yaptığı ve mikropsuz) sivilce haline dönüşür ise test pozitif kabul edilir. Türkiye, Japonya ve diğer Akdeniz ülkelerinde paterjinin sıklığı %50-80 olmasına karşın İngiltere ve Amerika’daki hastalarda pek görülmez. Paterji testinin negatif olması Behçet Hastalığı olmadığını göstermez.


Bazı zaman hastalığıa zemin oluşturan genetik yapılar olan HLA-B5 ve HLA-B51 gibi kan testleri hekime yol gösterebilir.


Hastalığın alevlenme dönemlerinde bazı hastalarda, kandaki iltihabi durumu gösteren "Sedimantasyon” ve "CRP” denilen testlerde yükselme saptanabilir. Bu, diğer iltihabi hastalıklarda da görülebilen bir durumdur.

Hastalığın Seyri Nasıldır?

Behçet hastalığı zaman zaman hastalık bulgularının alevlenme ve kendiliğinden iyileşme dönemleri ile seyreder. Ne tekrarlama, ne de iyileşme süresi önceden kestirilemez.
Hastalık erkeklerde ve gençlerde kadınlara ve yaşlılara göre daha ağır seyreder. İlerleyen yaşlarda hastalık belirtileri sönme eğilimindedir.

Behçet Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir?

Hastalığın etkilediği sisteme ve hastalığın seyrinin ciddiyetine göre tedavi belirlenir. Yani Behçet Hastalığı tanısı konan herkese verilen standart bir tedavi yoktur. Hafif bulgularla giden hastalık durumlarında hiç bir tedavi verilmeden takip etmek de olasıdır.


Aft ve genital ülser için genelde bölgesel tedavi, bazı merhemler yeterli olur.


Eklem ağrıları için basit ağrı kesici ilaçlar; eğer iltihaplanma varsa romatizmal ilaçlar ve istirahat önerilir.


Gözdeki ön bölgenin iltihaplanması olduğunda yapışıklığı engellemek için göz bebeğini genişleten göz damlaları kullanmak son derece önemlidir. Gözün arka tarafındaki iltihaplanmalarda ise ağızdan çeşitli ilaçların verilmesi gerekir. Hastalığın göz bulgularının ciddi seyredebileceği hatırlanmalı ve şüphe halinde zaman kaybetmeden mutlaka bir Göz Hekimine muayene olunmalıdır.