Melek Görünümlü Şeytanlar: Ağrı

Ağrı

Melek Görünümlü Şeytanlar: Ağrı

Melek Görünümlü Şeytanlar: Ağrı

Ağrı

Kliniğimize gelen hastalarımızın en sık şikayeti ağrı. Özellikle de yıllardır devam eden kronik ağrılar hekimlik pratiğimizin büyük kısmını kapsıyor.
Ağrı nedenlerinden olan kronik iltihabi romatizmal hastalıklarda kas-iskelet sistemi ağrısı sıklıkla süre giden iltihabi süreç yani vücudun bağışıklık sisteminin kendi dokularına (Romatizmada eklem ve çevresi yapılara) tepki vermesi ve bu yapıları bozmasından kaynaklanıyor. Bu nedenle de verdiğimiz tedaviler ağırlıklı olarak bağışıklık sistemini düzenleyici, baskılayıcı ilaçlardan oluşuyor. Bu yolla öncelikle iltihabi sürecin durdurulması, neden olduğu ağrının da ortadan kalkmasını sağlıyor. Bu çeşit tedavilerin de etkinliği düzenli ve sürekli ilaç kullanımını gerektiriyor.

İşte bazı hastalarımız için işler bu noktada karışıyor. Verilen ilaçların prospektüslerini okuyan bazı hastalarımız olası yan etkiler listesini görünce endişeye kapılıyor, ilacı bırakmayı düşünüyorlar. Sıklıkla da bu konuda tedaviyi başlayan hekimden çekinildiği için bu konuda bilgi ve fikir paylaşımı yapılmadan tedaviler kesiliyor. Doğal olarak ağrılar devam ettiği için ağrı kesiciler kurtarıcı oluyor. Zaten isimleri yıllardır bilinen, konu komşu muhabbetlerinde defalarca ismi duyulan, her birimizin evinde mutlaka birkaç çeşidi bulunan ağrı kesicilerin ne kadar zararı olabilir ki. Mideye dokunursa alırsın bir mide koruyucu, aylarca yılarca devam edersin kullanmaya. Doktorun verdiği o raporlu ilaçlardan daha zararlı olabilir mi ki bu başucu ilaçlarımız.
Ne yazık ki yanıtı kocaman bir EVET. 

Tıptaki adıyla “nonsteroid antienflamatuvar ilaçlar” olarak bilinen ve hepimizin birçoğunun isimlerini bir çırpıda sayabileceğimiz bu ağrı kesicilerin, hele ki düzenli ve uzun süreli kullanıldıklarında gerçekten çok ciddi yan etikleri var. Bu etkiler sadece mide ile sınırlı değil. Neler yapabilir bu ilaçlar bir bakalım:

  1. Mide, barsak ülserleri ve kanamaları. En çok bilinen yan etkileri bu. Beraberinde verilen mide ilaçları bu olumsuz etkiyi kısmen azaltabiliyor ancak mide ilaçları da çok masum değil maalesef  , bunların da böbrek yetmezliğinden ciddi barsak enfeksiyonlarına pek çok yan etkileri var.
  2. Karaciğer hasarı. Uzun süreli ağrı kesici kullanımının karaciğer üzerine de olumsuz etkileri biliniyor. Karaciğer testlerinde yükselme bu ilaçların düzenli kullanımında sık görülen bir yan etki
  3. Böbrek yetmezliği. Ağrı kesicilerin en korkulması gereken etkilerinden biri bu. Uzun süreli kullanımda risk daha fazla ama ilaca duyarlı kişilerde kısa süreli kullanımlar bile geri dönüşümsüz böbrek yetmezliği riski taşıyor. Kimlerin risk altında olduğunu ise ne yazık ki böbrek yetmezliği ortaya çıkana kadar bilebilmek mümkün olmuyor.
  4. Tansiyon yüksekliği. Bu ilaçların da tıpkı kortizon benzeri ilaçlar gibi tansiyonu yükseltme etkisi var. Tansiyonun kontrolsüz yükselmeleri ise kalp-damar hastalıklarından inmeye, böbrek yetmezliğinden görme sorunlarına pek çok sistemik soruna neden oluyor.
  5. Kalp krizi, damar hastalıkları ve inme riski. Bu yan etki belki de en az bilinen ya da doktorlar tarafından bile en az önemsenen ciddi bir yan etki. Uzun süreli ve düzenli kullanımda bahsi geçen damar sorunlarının görülme oranı az değil ve bunlar gerçekten hayatı tehdit edici sonuçları olan etkiler. Dahası geçtiğimiz ay yapılan bir çalışmada birkaç haftalık ağrı kesici kullanımının bile kalp krizi riskini bu ilaçları kullanmayanlara göre artırdığı saptanmış.

Sonuç olarak sürekli ağrıya neden olan kronik hastalıklarda asıl hastalığa yönelik verilen tedavilerden korkup “aman aman, ben alırım her gün 2 ağrı kesici, kullanmam diğer ilaçları” demek hem olası yan etkiler açısından hem de süre giden iltihabi hastalığın neden olduğu başka sistemik ve kalıcı etkiler nedeniyle iyi bir seçenek gibi görünmüyor. Bu nedenle uzun ve kısa dönem tedavi sürecini ve yan etkiler hakkında konu hakkında sizi takip eden doktorunuzun fikirlerini almanızı tavsiye ederim.